Öncü Kadınların Hayat Hikâyeleri AKÜ’de Tek Panelde Buluştu

EĞİTİM
 

Öncü Kadınların Hayat Hikâyeleri AKÜ’de Tek Panelde Buluştu

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü tarafından “Kalem, Fırça ve Mücadele: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Üç Entelektüel Türk Kadın Portre” başlıklı panel düzenlendi.
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü tarafından “Kalem, Fırça ve Mücadele: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Üç Entelektüel Türk Kadın Portre” başlıklı panel düzenlendi. PANEL, ERDAL AKAR KONFERANS SALONU'NDA GERÇEKLEŞTİ Erdal Akar Konferans Salonu’nda gerçekleşen panelin açılışına, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü Prof. Dr. Ahmet Altıntaş, Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gürsoy Şahin, akademik personel ve öğrenciler katıldı. Panelin açış konuşmasını yapan Prof. Dr. Gürsoy Şahin, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir” sözünü hatırlatarak, tüm varlıkların görünür ya da görünmez kadınların emeğiyle şekillendiğini vurguladı. KALAM, EDEBİYAT, BASIN VE SANATLA VERİLEN MÜCADELE Panelin moderatörlüğünü üstlenen Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feyza Kurnaz Şahin, Osmanlı'dan Cumhuriyet’e kadın hareketinin ve entelektüel yapının süreklilik gösterdiğini belirtti. Şahin, Fatma Aliye, Sabiha Sertel ve Mihri Müşfik’in hayatlarını örnek vererek, bu üç kadının farklı ideolojilerden gelmelerine rağmen ortak noktalarının “kalemle, edebiyatla, basınla ve sanatla verdikleri mücadele” olduğunu dile getirdi. FATMA ALİYE: MÜSLÜMAN AYDIN KADIN KİMLİĞİNİ SAVUNDU AKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğrencisi Hamide Sak, panelde Fatma Aliye Hanım’ı anlattı. Sak, Fatma Aliye’nin edebiyat dünyasına ilk kez Fransızca bir roman çevirisiyle girdiğini, Ahmet Mithat Efendi ile birlikte yazdığı “Hayal ve Hakikat” adlı romanın başlangıçta “Bir Hanımefendi” olarak yayımlandığını söyledi. Fatma Aliye’nin, Müslüman aydın kadın kimliğini savunduğunu ve kadının mahrumiyetinin İslam’dan değil, yanlış yorumlardan kaynaklandığını vurguladığını aktardı. Ayrıca, Fatma Aliye’nin Türk tarihinin ilk kadın tarihçi ve felsefecisi olarak kabul edilen bir isim olduğunun altını çizdi. Sak, Fatma Aliye Hanım’ın, 1897 Türk-Yunan Savaşı’nda şehit ve gazi ailelerine yardım için kurduğu Cemiyet-i İmdadiye derneği ile de tanındığını ifade etti. MIHRİ MÜŞFİK: ATATÜRK’ÜN YAĞLI BOYA PORTRESİNİ YAPAN İLK TÜRK RESSAM AKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğrencisi Rümeysa Kırka, Mihri Müşfik’in hayatına dair bilgiler sundu. Kırka, Mihri Müşfik’in, çağdaş resim sanatını başlatan ilk kadın ressam olarak tanındığını ve eğitim almak için gizlice Roma ve Paris’e gittiğini belirtti. Ayrıca, Türkiye’de kadınların güzel sanatlar eğitimi alabilmesi için bir okul kurarak, bu okulun ilk kadın yöneticisi olduğunu da sözlerine ekledi. Kırka, Mihri Müşfik’in, Mustafa Kemal Atatürk’ün yağlı boya portresini yapan ilk Türk ressamı olduğunu, aynı zamanda Papa ve Edison gibi ünlü isimlerin portrelerini de yaptığını kaydetti. Mihri Müşfik’in eserlerinin Louvre Müzesi ve Vatikan gibi prestijli mekanlarda sergilendiğini de belirtti. SABİHA SERTEL: İLK KADIN GAZETECİLERDEN AKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğrencisi Hale Erol, Sabiha Sertel’i tanıttı. Erol, Sertel’in, Türk basın tarihinin en önemli ve muhalif figürlerinden biri olduğunu ve ilk kadın gazetecilerden biri olarak kabul edildiğini söyledi. Sertel’in, sosyoloji eğitimi almak için Columbia Üniversitesi’ne gittiğini, ardından Türkiye’ye dönerek “sosyolog gazeteci” olarak çalışmalarına başladığını aktardı. Erol, Sertel’in sosyal adalet, demokrasi ve kadın hakları konularında radikal bir duruş sergilediğini ve kadınların siyasi haklarını savunduğunu belirtti. Erol, ayrıca Sertel’in, eşi Zekeriya Sertel ile birlikte “Büyük Mecmua”, “Resimli Ay” ve “Tan Gazetesi”ni yayımladığını, Tan Gazetesi baskını ve sürgün sonrası hayatının son yıllarını Bakü’de geçirdiğini aktardı. PANEL SORU-CEVAP BÖLÜMÜYLE SONLANDI Panel, katılımcıların soruları ile son buldu. Bu etkinlik, Türk kadınlarının entelektüel ve toplumsal mücadeledeki tarihî rollerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü tarafından “Kalem, Fırça ve Mücadele: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Üç Entelektüel Türk Kadın Portre” başlıklı panel düzenlendi.

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü tarafından “Kalem, Fırça ve Mücadele: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Üç Entelektüel Türk Kadın Portre” başlıklı panel düzenlendi.

PANEL, ERDAL AKAR KONFERANS SALONU'NDA GERÇEKLEŞTİ

Erdal Akar Konferans Salonu’nda gerçekleşen panelin açılışına, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü Prof. Dr. Ahmet Altıntaş, Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gürsoy Şahin, akademik personel ve öğrenciler katıldı. Panelin açış konuşmasını yapan Prof. Dr. Gürsoy Şahin, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir” sözünü hatırlatarak, tüm varlıkların görünür ya da görünmez kadınların emeğiyle şekillendiğini vurguladı.

KALAM, EDEBİYAT, BASIN VE SANATLA VERİLEN MÜCADELE

Panelin moderatörlüğünü üstlenen Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feyza Kurnaz Şahin, Osmanlı'dan Cumhuriyet’e kadın hareketinin ve entelektüel yapının süreklilik gösterdiğini belirtti. Şahin, Fatma Aliye, Sabiha Sertel ve Mihri Müşfik’in hayatlarını örnek vererek, bu üç kadının farklı ideolojilerden gelmelerine rağmen ortak noktalarının “kalemle, edebiyatla, basınla ve sanatla verdikleri mücadele” olduğunu dile getirdi.

FATMA ALİYE: MÜSLÜMAN AYDIN KADIN KİMLİĞİNİ SAVUNDU

AKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğrencisi Hamide Sak, panelde Fatma Aliye Hanım’ı anlattı. Sak, Fatma Aliye’nin edebiyat dünyasına ilk kez Fransızca bir roman çevirisiyle girdiğini, Ahmet Mithat Efendi ile birlikte yazdığı “Hayal ve Hakikat” adlı romanın başlangıçta “Bir Hanımefendi” olarak yayımlandığını söyledi. Fatma Aliye’nin, Müslüman aydın kadın kimliğini savunduğunu ve kadının mahrumiyetinin İslam’dan değil, yanlış yorumlardan kaynaklandığını vurguladığını aktardı. Ayrıca, Fatma Aliye’nin Türk tarihinin ilk kadın tarihçi ve felsefecisi olarak kabul edilen bir isim olduğunun altını çizdi. Sak, Fatma Aliye Hanım’ın, 1897 Türk-Yunan Savaşı’nda şehit ve gazi ailelerine yardım için kurduğu Cemiyet-i İmdadiye derneği ile de tanındığını ifade etti.

MIHRİ MÜŞFİK: ATATÜRK’ÜN YAĞLI BOYA PORTRESİNİ YAPAN İLK TÜRK RESSAM

AKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğrencisi Rümeysa Kırka, Mihri Müşfik’in hayatına dair bilgiler sundu. Kırka, Mihri Müşfik’in, çağdaş resim sanatını başlatan ilk kadın ressam olarak tanındığını ve eğitim almak için gizlice Roma ve Paris’e gittiğini belirtti. Ayrıca, Türkiye’de kadınların güzel sanatlar eğitimi alabilmesi için bir okul kurarak, bu okulun ilk kadın yöneticisi olduğunu da sözlerine ekledi. Kırka, Mihri Müşfik’in, Mustafa Kemal Atatürk’ün yağlı boya portresini yapan ilk Türk ressamı olduğunu, aynı zamanda Papa ve Edison gibi ünlü isimlerin portrelerini de yaptığını kaydetti. Mihri Müşfik’in eserlerinin Louvre Müzesi ve Vatikan gibi prestijli mekanlarda sergilendiğini de belirtti.

SABİHA SERTEL: İLK KADIN GAZETECİLERDEN

AKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğrencisi Hale Erol, Sabiha Sertel’i tanıttı. Erol, Sertel’in, Türk basın tarihinin en önemli ve muhalif figürlerinden biri olduğunu ve ilk kadın gazetecilerden biri olarak kabul edildiğini söyledi. Sertel’in, sosyoloji eğitimi almak için Columbia Üniversitesi’ne gittiğini, ardından Türkiye’ye dönerek “sosyolog gazeteci” olarak çalışmalarına başladığını aktardı. Erol, Sertel’in sosyal adalet, demokrasi ve kadın hakları konularında radikal bir duruş sergilediğini ve kadınların siyasi haklarını savunduğunu belirtti. Erol, ayrıca Sertel’in, eşi Zekeriya Sertel ile birlikte “Büyük Mecmua”, “Resimli Ay” ve “Tan Gazetesi”ni yayımladığını, Tan Gazetesi baskını ve sürgün sonrası hayatının son yıllarını Bakü’de geçirdiğini aktardı.

PANEL SORU-CEVAP BÖLÜMÜYLE SONLANDI

Panel, katılımcıların soruları ile son buldu. Bu etkinlik, Türk kadınlarının entelektüel ve toplumsal mücadeledeki tarihî rollerini bir kez daha gözler önüne serdi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve afyonunsesi.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.